Mostar Dergisi Sayı: 260 - Ekim 2026
Mostar Dergisi Sayı: 260 - Ekim 2026
Mostar’ın Ekim sayısı dosya konusunu “Ayrılık, Uzlet, Yalnızlık” olarak belirledik. Yazarlarımız bu bağlamda, hem bir arada olmaya hem de kendi başına kalmaya aynı derecede ihtiyaç duyan insanın bu iki uç arasında dengeyi kurma yollarını ve bu arayışın çıkmazları ile imkânlarını farklı boyutlarıyla ele aldılar.
Dosyanın beş yazısı şöyle:
Celâl Fedai, “Neo-Paganizmin Yalnızlarının Ritüeli: Yoga” başlığı altında, kadim haliyle ritüelden ibaret olan yoganın küresel kapitalizmin eliyle endüstrisinin oluşma sürecini ve bu oluşumun zamanla din kisvesine bürünmesini, günümüzde yine kapitalizmin yalnızlaştırdığı insana etkileri üzerinden ele alıyor. Necdet Tosun, “Toplumdan Uzaklaşmak” başlıklı yazısında, peygamberlerin ve tasavvuf erbabının hayatından örneklerle uzletin sınırlarını çizerek uzlette esas olanın halktan bütünüyle ayrılmadan şerden sakınmak olduğunu ifade etmiştir. Sulhi Ceylan, “Uzlet: Sahil-i Selamete Açılan Kapı” başlığında, hem toplumsallaşmaya hem de uzlete ihtiyaç duyan insanın uzlete ihtiyaç duyma sebeplerini bireye ve topluma bakan farklı yönleriyle açıklamıştır. Yasin Ramazan, “Yalnızlık Nereye Gitti?” başlığı altında, günümüzde yalnızlaşmanın çağın asıl trajedisi olarak kabul görmesi düşüncesine karşı modern insanın ulaşılabilirliğin/erişebilirliğin artması gibi sebeplerle yitirdiği asıl şeyin esasen yalnızlaşmak olduğunu savunmuştur. Bilal Bahadır ise, “Bir Ayrılık Bir Yalnızlık Bir Ölüm” başlıklı yazısında, ayrılık, yalnızlık ve ölüm korkusuyla bir-ötekine yönelen insan için esas olanın aslolana yani Allah’a yönelmek olduğunu hatırlatmış ve bunun ancak iradi bir kopuş olan uzletle mümkün olacağını söylemiştir.
Doç. Dr. Şeyma Kömürcüoğlu, Ekim sayımızın söyleşi konuğu oldu. Söyleşimizde, kendisiyle dosya konumuz çerçevesinde, günümüzde entelektüel derinliğe ulaşmanın imkânını, “her şeyi bırakıp gitme arzusu”nun ardındaki psikolojik ve felsefi etkenleri, uzletin ve yalnızlığın birbirinden ayrıldığı noktaları, ayrılık kavramının “köksüzlük” sorunuyla ilişkisini konuştuk.
Ayrıca “Yalnızlık ve uzlet arasındaki ontolojik farka niyet diyoruz. Yalnızlık maruz kalınan bir durum iken, uzlet kendisine sığınılarak tezahür ediyor. Rıza Tevfik de bir dizesinde “Uzlete nâil ol, gönlüne sığın, Cihan gönül kadar geniş değildir!” der. Sizin kendi hikâyenizde bir uzlet tecrübeniz oldu mu?” sorusuna farklı yazarların cevap verdiği Sorgulama bölümü ile Marshall G. S. Hodgson’ın “Medeniyetlerin Tanımlanması Üzerine” başlıklı yazısını paylaştığımız İktibas bölümü de bu sayıda yer alıyor.
Müstakil bölümünde yer alan yazılar şöyle:
● Sulhi Ceylan - Düşünce Güncesi
● Enis Doko - Mahalle Değiştirmek Özgürleşmek midir?
● İsmail Kılıçarslan - Neyi Kaybettiğimiz Hususunda Bir Tereddüt
● Vefa Kaya - Modernleşirken Halının Altına Süpürdüklerimiz
● Ahmet Melih Karauğuz - Yeni Mekânlar, Yeni Hayatlar
● Peyami Safa Gülay - Bugün Felsefe: Felsefe ve Yerlilik
● Ahmet Dağ - Modernitede Tezekkür ve Tefekkür Aynası: Mihriban
● Sadık Yalsızuçanlar - Denize [Hakikate] Açılan Kapı